HABERLER & DUYURULAR

DİYABET DEKLARASYON

DİYABET DEKLARASYON Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD), Türkiye Diyabet Vakfı (TURKDIAB) ve Türk Diyabet Cemiyeti (TDC)  ile birlikte hazırlanan ve resmi kurumlara gönderilen  “Diyabet Deklarasyon” bilgilerinize sunulur.
 


Diyabet sıklığı ülkemizde hızlı bir şekilde artmaktadır. Diyabet tanısı almış hastaların diyabet tedavi hedeflerine ulaşma oranları tedavi seçeneklerinin artıyor olmasına rağmen, diyabet kontrolü giderek kötüleşmekte ve HbA1c düzeyi artmaktadır. Bu sonuçlar yakın gelecekte diyabetin kronik komplikasyonları olan kardiyovasküler hastalıklar, retinopati, nefropati, nöropati ve diyabetik ayak gibi problemlerin daha da artacağını göstermektedir.
 
Diyabet tedavisinde hedef HbA1c’ye ulaşamamanın en önemli nedenlerinden birisi tedavi ajanlarının indikasyonlarına göre kullanılmamasıdır. Tedaviye alınan hastalarda mutlaka medikal tedavi ajanlarının hastanın tıbbi durumlarına göre, ajanların etkinlik, yan etki, kontrendikasyonlarına bakılarak kullanılması gereklidir. Tedavi ajanlarını kullanırken gelişebilecek hipoglisemi, kilo alımı, etkisizlik, ödem, üriner enfeksiyon, pankreatit, alerji, gibi vd. sorunlar tedavi ajanı yazılırken her hastaya ayrıntılı olarak anlatılmalı, gelişebilecek tüm sorunlar hasta tarafından tedaviyi düzenleyen hekime bildirilerek farmakovijilans kayıtlarının yapılması sağlanmalıdır.
 
Diyabetli hasta sayısının çokluğu nedeniyle diyabetin birinci, ikinci, üçüncü basamağa kadar her aşamada doğru tedavi planlamasının yapılabilmesi diyabet ekibinin görev dağılımının iyi belirlenmesi ve ekibin yeterli bilgi ve donanıma sahip olmasıyla sağlanabilir. Bu amaçla diyabetli hastalara hizmet veren endokrinoloji uzmanı, iç hastalıkları uzmanı ve aile hekimliği uzmanlarının koordineli hareket etmesini sağlayacak bir sistem oluşturulmalıdır.
 
Bu sistem kapsamında Sağlık Bakanlığı ve ilgili meslek örgütlerinin (TEMD, TDV, TDC,) işbirliği ile hazırlanacak ‘Tanı ve tedavi kılavuzlarına’ göre her basamak için hasta bakımı, tedavi ve takip süreci tanımlanmalıdır. Tedavide kullanılan diyabet ilaçlarının rehberlerde ayrıntılı olarak belirlenmiş tedaviye başlanma kriterlerine göre kullanılması gereklidir. Bu kılavuzlarda özellikle diyabet ilaçlarının hangi koşullarda tercih edilmesi veya edilmemesi konusunun vurgulanması doğru ilacın doğru hastaya verilmesini sağlayacak, dolayısı ile hastada yan etki oluşturma riskini de azaltacaktır. Bu kılavuzların kullanılması ülkemizde sağlık hizmet basamaklarına göre tedavi standardizasyonunu da sağlayacaktır.
 
Geri ödeme kısıtlamasıyla tedavi uygulama yetkisi sınırlandırılmış ve genel sağlık sisteminde devre dışı kalmış hekim kitlesinin oluşturulması tıbbi uygulama açısından doğru değildir. Diyabet tedavisinde başarılı olmamızın temel yolu ülke sathında her sağlık mensubunun üzerine düşen görevi doğru ve eksiksiz olarak yapabileceği düzenlemelerin (özellikle eğitim ve bilgilendirme) hayata geçirilmesiyle mümkün olacaktır.