0 312 425 20 72
HASTALAR İÇİN BİLGİ DETAY

Yumurtalık Hastalıkları

Polikistik Over Sendromu

Polikistik over sendromu (PKOS)  doğurganlık çağındaki kadınların yaklaşık  ‘unda görülen yaygın bir hastalıktır. Adet düzensizliği ve tüylenme de  artış en önemli belirtileridir. Tüylenme artışı ve adet düzensizliği  ilk adet görmeden itibaren başlar. Ergenlik dönmeinde kilo almayla birlikte  yakınmalar daha da belirginleşir. Hastanın gördüğü adet adet sayısı azalır,. Normal bir kadında adet  görme döngüsü 21-35 gündür. PKOS’lu olgularda adet  görme sıklığı 35 günden daha fazla olur ve genellikle yılda 9 dan az adet görürler. Hastaların bir kısmı  uzun süre adet göremeyebilir.  Bununla beraber  hastaların bazılarında adet düzensizliği görülmeyebilir, ancak bu adetler yumurtlamanın olmadığı anovulatuvar adetlerdir  Bir kadında ilk adet gördükten sonraki iki üç yıl içinde adet düzensizliği görülmesi normaldir. Buna tüylenme eşlik ediyorsa PKOS’dan şüphelenmek gerekir. 20 li yaşlarda da devam eden sivilce  ve erkek tipi saç dökülmesi de  varsa PKOS’dan kuşkulanmmak gerekir. 

PKOS tanısını koymak için PKOS’ dan kuşkulanılan olgularda adetin 2 -5 günleri arasında  hormon incelemeleri ve yumurtalık uktrasonografisi yapılmalıdır.  Yumurtalık ultrasonografisinde çok sayıda küçük kistler görülür, bununla beraber  PKOS'lu olguların bir kısmında  yumurtalıklar normal olabilir yani kist görülmeyeblir. Erkeklik hormonlarının ( androjenler) düzeyi  genellikler artmıştır, ancak bazı olgularda normal de olabilir. Adet düzensizliği yada yumurtalıklarda kist oluşumu  ve tüylenme yada androjenlerin artması PKOS tanısını koymak için yeterlidir. PKOS tanısını koymada  androjen artışına yol açan diğer hastalıkların ve ilaç kullanımının da  uygun testlerle dışlanması gerekir. 

PKOS gelişiminde genetik ve çevresel etkenlerin  (özellikle obezite ve insülin direnci)
etkileşimi onemlidir. PKOS hastalarında vücutta  istenmeyen tüylenme, sivilcelenme, cillte yağlanma, saç dökülmesi, adet düzensizliği, infertilite( kısırlık)  gibi fiziksel problemlerin yanında depresyon ve anksiyete şeklinde duygudurum bozuklukları da görülebilir. PKOS  lu hastalarda  önemli metabolik sorunlar da karşımıza çıkar. PKOS’ lu olgularda  şeker hastalığı görülme sıklığı  normal kadınlara göre 4-6 kat artmıştır, bu nedenle bu olgulara kan şekerleri normal olsa dahi şeker  yükleme testi yapılarak şeker hastası olup olmadıkları araştırılmalıdır.  Bununla beraber  kardiyovasküler hastalıklar için risk etkenleri de önemli oranda artmıştır, Kötü kolesterol düzeyi artabilir, iyi kolesterol düzeyi azalabilir. 

 PKOS’un tanı ve tedavisi endokrinolog yonetiminde multidisipliner bir yaklaşımı ve
ergenlikten postmenapozal döneme kadar uzun süreli takibi gerektirir.Tedavi hastanın yakınmalarının giderilmesine ve uzun donem sağlık risklerinden korunmasına yöneliktir. 

PKOS tedavisi belirtilere ve hastanın çocuk isteğine göre farklılıklar gösterir. Bununla beraber yaşam tarzi değişikliği tedavinin en önemli bileşenidir PKOS’lu olguların yaklaşık yarısı şişmandır.  Şişman PKOS’lu olgularda insülin direnci ön plandadır. Bu nedenle şişman olgularda tedavide birincil hedef kilo kaybıdır. Kilo kaybı sonucu insülin direnci azalacağı için erkeklik hormonları azalır. Yaklaşık %5 -10 luk bir kilo kaybı PKOS’lu olgularda adet düzensizliğini büyük oranda düzeltir. Kilo kaybı yumurtlamanın sağlıklı olmasını sağlar ve  gebelik olasılığını arttırır.  Bunun yanı sıra tüylenmenin ve sivilcenin düzelmesinde de yararlı olur. Kilo kaybı için düşük kalorili dengeli bir diyet ve haftada yapılacak 150 dakikalık bir egzersiz yeterlidir. Bu şekilde ayda ortalama 2-4 kg verilir. Kilo vermek sabır gerektiren bir durumdur, önemli olan hızlı değil kalıcı kilo vermektir.

Tüylenme tedavisinde mekanik ve ilaç tedavileri uygulanır. Hafif olgularda mekanik tedaviler (tıraş, ağda, lazer epilasyon, solüsyonlar) uygulanır.  Bu mekanik tedaviler içinde hasta kendisine uygun olanı yapabilir. Bilinenin aksine tıraş etmek yeni kıl oluşumunu arttırmaz. Lazer epilasyon uygulayan kadınlarda da tedaviden 2 yıl sonra yeni kıllar çıkabilir. Kıl döngüsü 6-12 ay olduğu için ilaç tedavisinin etkisi en az 6 ayda ortaya çıkar. Bu nedenle ilaç tedavisiyle beraber mekanik tedavi aynı anda uygulanır. İlaç tedavisiyle tüylenme tamamen düzelmez, ilaç bırakıldığında tekrar ortaya çıkar. İlaç tedavisi olarak ilk seçenek doğum kontrol hapları kullanılır, ağır olgularda doğum kontrol haplarına erkeklik hormon düzeyini azaltan ilaçlar eklenebilir. Tedavi ortalama 2-3 yıl sürer. Sigara oral kontraseptiflerin kalp damar hastalıkları üzerine olan olumsuz etkilerini arttırır, bu nedenle bu olguların sigara içmemeleri önerilir. Tedaviye yanıt olarak  epilasyon sıklığının azalır, kılın rengi açılır, kıl incelir ve  daha yumuşak olur. 
PKOS’lu olgular da adet düzensizliği vardır ve çocuk sahibi olamamaktan yakınırlar. Adet düzensizliğini düzeltmek için doğum kontrol hapları kullanılır. Doğum kontrol hapları  hem tüylenmeyi hem de adet düzensizliğini  düzeltir. Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda doğum kontrol hapları kullanılmaz. Çocuk sahibi olamayan olgularda aşılama ve daha sonra tüp bebek tedavisi uygulanır. Ancak her olguda bu tedaviler başarılı olmayabilir. 

PKOS’lu olgularda Tip 2 şeker hastalığı sıklığı artmıştır. Yaşam tarzı değişikliği sonucu şeker hastalığı olma olasılığı yaklaşık X oranında azalır. Şeker hastalığı olan yada şeker hastalığına aday olgularda metformin adı verilen şeker hastalarında kullanılan bir ilaç da kullanılır. Metformin insülin direncini azaltarak serum erkeklik hormon düzeylerini azaltır. PKOS’lu olguların birinci derece akrabalarında da şeker hastalığı riski artmıştır.  Bu nedenle  PKOS’lu olguların babaları ve erkek kardeşleri dahil birinci derece akrabaları da şeker hastalığı açısından taranmalıdır.